Dünya Turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dünya Turu etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Yoldan Rastgele İyilikler

Yüzlerce gündür bisikletleriyle yolda olan (tam olarak söylemek gerekirse 1431 ) iki turcu Eric ve Amaya. 74 ülkeden geçip 70 000km'nin üzerinde yol yaptılar ve hala yollarına devam ediyorlar. Turları sırasında da harika bir bisiklet tur sitesi tutuyorlar. Sitede turlarının güncellemelerinin yanında turcular için nasihatler ve öne çıkan turcularla yapılan röportajlara da yer veriyorlar. Bugun güncelleme arşivlerini karıştırırken yakın zamanda gönderdikleri bir yazı dikkatimi çekti. Çiftin Afrika ve Ortadoğu geçişlerinde yolda karşılaştırkları karşılıksız iyilikler ve yardımlar üzerine.. Dışarıdan onca ön yargıyla bakılan bu toprakları ve insanlarını bir de yollarında bisikletleriyle deneyimleyen gezginlere bir kulak verin:

Yengeç Dönencesi

Blogda şu ana kadar hep bisiklet üzerine birşeyler yazmış olsam da yol öykülerini sadece bisikletle kısıtlamayı düşünmüyorum. Kendi turlarım veya internette karşılaştığım uzun turların yanında benzer şekilde yapılan ve kaliteli bir şekilde belgesel filmlerle sunulan turlardan da bahsetmek istiyorum.. Bu konuda rakipsiz olan bir grup varsa o da kuşkusuz BBC'dir... ve bu haftaki son bölümünü de biraz önce izleyip tamamladığım "Tropic of Cancer" - Yengeç Dönencesi, son zamanlarda izlediğim ne muhteşem keşif belgesellerden biri olmaya aday.

İleriki yazılarda burdan da tanıtmayı düşündüğüm maceracı yazar Simon Reeve geçen yıllardaki Ekvator ( Equator ) ve Oğlak Dönencesi(Tropic of Capricorn) turundan sonra altı ayda tamamladığı Yengeç Dönencesi turunun da sonuna geldi. Lisedeki coğrafya derslerinden hatırlamayanlar için konuyu şöyle hatırlatalım ( bilenler için de birkaç ekstra bilgi ile ):
  • Yengeç Dönencesi Güneş ışınlarını yılın belirli zamanlarında tam 90 derece ile alan Tropikal Kuşağın kuzey sınırını oluşturuyor ve kuzey yarım kürede 23 derece 27 dakika enleminden geçiyor.
  • Dönence çizgisinin yeri, 41 000 yıllık periyotlarla Dünya'nın eksenin yaptığı hareket nedeniyle 22.5 ile 24.5 enlemleri arasında değişiyor.
  • Yengeç Dönencesi, Orta Amerika'da Meksika ve Karayipler üzerinden geçip Afrika'da Batı Sahara, Cezayir, Libya ve Mısıra'a uğrayarak Arap Yarımadası, Hindistan, Laos, Vietnam ve Çin üzerinden devam ediyor. Dönencenin uzunluğu ortalama olarak 36 749 km.
  • Tropik bölge gezegenin yüz ölçümünün dörtte birini içine alan bir kuşak
  • 120 ülkeye ev sahipliği yapan Tropik kuşak dünya nüfusunun üçte ikisini barındırıyor
  • Tropikal kuşak aynı zamanda en fazla biyoçeşitliliğe sahip olan bölge
  • Tropikal kuşaktaki ülkeler genellikle siyasi karışıklıklar ve fakirlikle boğuşuyorlar; Dünyanın en fakir 45 ülkesinden 38'i bu bölgede yer alıyor..

Simon Reeve'in bu 6 bölümlük belgeseli klasik "gezelim-görelim" tarzındaki belgesellerden çok farklı. Turu boyunca yengeç dönencesi üzerinde ya da ona çok yakın bir hatta yol alıyor ve uğradığı ülkeleri objektif bir şekilde, özellikle ülkedeki karışıklıkları ve doğa tahribatlarını da göz önüne sürerek hareket ediyor. Çin ve Burma gibi otoriter ülkelere giriş izni alamadığından buralarda çekim yapamıyor fakat gittiği birkaç ülkede de iç karışıklıklar nedeniyle zor zamanlar geçiriyor. Belgeselin son bölümünde Tayvan'da karşılaştığı görüntü ise belgesele harika bir nokta koyuyor bence..

Harika bir sunuş BBC kalitesiyle birleşince mutlaka izlenmesi gereken bir belgesel ortaya çıkmış.. Kaçırmayın derim...

Belgeselin Amazon Linki için tıklayınız.
Belgeselin resmi sitesi için tıklayınız.
Belgeselin BBC'deki sitesi için tıklayınız.

Bu yazıyı ayrıca yeni Belgesel Blogum "Bu Belgeseli Mutlaka İzle"de de paylaştım. Belgeseli internetten indirmek için site önerilerine ordan göz atabilirsiniz..

Bisikletle Dünyayı Turlamak

Hem de BBC kalitesinde... Belgesel ve bisiklet tutkumu bir arada tatmin eden muhteşem birşey geçti elime. Mark Beaumont 1983 doğumlu bir İskoç ve 2008 yılında Dünya'yı bisikletle dolaşma rekorunu 81 gün farkla kırarak adını tarihe yazmış bir maceracı. Bu rekor 2009 yılında James Bowthorpe tarafından 175 güne indirilse de Mark'ın turunu özel kılan şey, bisikletle 193 günde kat ettiği 27 000 km sırasında kendisine eşlik eden BBC çekim ekibiyle harika bir belgesele de imza atması.

Uzun ve eminim ki sancılı bir hazırlık sürecinden sonra yola Paris'tan başlayarak Orta Avrupa'yı, Romanya ve Bulgaristan'ı aşıp Türkiye'den geçen Mark, buradan yola devam ederek İran'ı geçip Pakistan ve Hindistan'ı aştıktan sonra efsanevi şehir Kalküta'ya varıyor. Buradan uçakla Avusturalya'ya geçip kıtayı baştan başa kat ettikten sonra tekrar uçakla Kuzey Amerika'ya geçiyor. Kuzey Amerika'yı da pedalladıktan sonra uçakla Portekize geliyor ve oradan başlangıç noktası Paris'e ulaşıyor.

Mark'ın İstanbul'a kadarki rotası

ve Kalkutaya kadar olan kısmı...

Ailesinin en önde bulunduğu bir kalabalık tarafından coşkuyla karşılanıyor Mark... Tam 193 gün önce ardından endişe ve gururla bakan annesi sımsıkı sarılıyor Mark'a.

193 gün geçiyor fakat neler olmuyor ki macerası sırasında. Vejetaryan olduğu için çoğu ülkede yiyecek doğru düzgün birşeyler bulamıyor, birkaç kez yediklerinden zehirleniyor, İstanbul trafiğinde kendi sözleriyle "hayatının en kötü sürüşlerinden birini" yapıyor, Pakistan'da kamerasını kapatmak zorunda kalıyor ve ancak askerler eşliğinde yol alıyor, Hindistan'da yolunu kesip sürekli parasını isteyen insanlarla uğraşıyor, Avustralya'nın yüzlerce kilometrelik çöl otoyolunu yüzlerce kilometre bir hayat belirtisi görmeden geçiyor, Amerika'da kış mevsiminde pedallamak zorunda kalıyor..... İşin güzel tarafı bütün bunları zaman zaman yanındaki kamera ile bazen de ona eşlik eden BBC kamerasıyla kayda alıyor. 4 bölüm olarak geçen yıl yayınlanan belgeselin ismi "The Man Who Cycled the World".. İnterneti kullanmayı az çok biliyorsanız sadece bu isim ile küçük bir aratmayla birçok kaynaktan belgeseli bulabilirsiniz ama ben işinizi biraz daha kolaylaştırayım. ( Belgeselin bağlantılarını veren bir site için tıklayınız)

(Resim Mark Beaumont'un web sitesinden alınmıştır)

Mark'ın ismini birkez daha geçen yıl çıktığı Amerika kıtasını kuzeyden güneye kat etme projesiyle tekrar duyduk. Bu seferki tur alışıldık bisiklet turlarından biraz farklı. Tur planını yaparken Amerika kıtasının batı kıyısı boyunca sıralanan Rocky ve And dağlarını takip etmeyi planlayan Mark, ayrıca bu hattaki en yüksek iki zirveyi de hedefleri arasına eklemiş. Kuzey'de Alaska'dan yolculuğuna başlayıp ilk olarak Denali olarak da bilinen McKinley dağına ( 6194 m ) zorlu bir tırmanış gerçekleştiriyor; ardından bisikletiyle Kuzey Amerika'yı geçip Meksika üzerinden Ekvador ve Peruya ulaşıp Arjantin'e geçiyor. Burada ikinci zirve denemesi olan Asya dışındaki en yüksek zirveye, Aconcagua'a ( 6962 m) tırmanıyor ve Güney Amerika'nın en güney noktasında turunu tamamlıyor.. Dünya turu kadar yoğun bir tempoda geçmese de oldukça zorlu bir deneme. Normal tırmanışçıların haftalarca dinlenerek hazırlandıkları Aconcagua tırmanışını 6 ayın üzerinde bisiklet turunun üstüne başarmak pek kolay olmasa gerek..

Güzel bir haber daha; Mark'ın bu son turunda da kendisine BBC ekibi ve kendi el kamerası eşlik etti ve tur geçen ay üç bölümlük bir belgesel olarak yayınlandı : "The Man Who Cycled the Americas". (İndirip izlemek isteyenler içinde bağlantı burada)

Mark'ın turları klasik dünya turlarından farklı olarak daha çok performans odaklı olduğundan keşif ve macera kısmı nispeten daha az. Turu sırasında nerdeyse aralarda birkaç kez bisikletten iniyor. Fakat asıl olay da sele üstünde, bisiklet hızında bütün dünyayı gözleyebilmek zaten. Gözlerinizin önünden yollar, şehirler, insanlar yavaş yavaş akıyor ve tüm bu yaşadıklarınız size eklenip sizi var ediyor...Böylece turların başlangıç günündeki insan ile bitiş günlerindeki insan arasında ucu birleştirilemeyecek kadar fark ve değişim oluyor..